Şiir Notları-I

Okuyucunun Poetikası

Şiir neden okunur sorusunun cevabı an be an değişebilir ve yine onunla eş bir soru; şiir neye göre okunur? Her şairin poetikası bir dünya. Sosyal Bilimlerin ve dil biliminin klişesidir, okuyucu metni yeniden yazar. O halde bir okuyucusu olarak bu da benim poetikam olsun. Ayfer Tunç’u çok sevdiğimden midir nedir bir mülakatında söyledikleri etkiledi beni. Kendi hayatından kesitlerin olduğu o söyleşide hayatının “okumak, yazmak ve yürümek”ten ibaret olduğunu söylüyor. Sanırım bu üç eylemin dışında olanlar “ilave yük” gibi geliyor bana da.

Bir de şu var; görselliğin her yanı sarması bir vakıadır. Bu olgu düşünme ve hissetme biçimimizi etkiliyor. Görüntünün ayrı bir dili vardır ve bu artık her yerdedir. Bunun kötü olup olmadığına dair bir fikrim yok. Lakin sürekli görüntü bombardımanına maruz kalmanın insanda bir şeyleri eksiltiğini düşünüyorum. Ya da bu dönüşümü pek sevemedim ben. Eskinin az ve öz konuşma, tefekkür, vicdan sızısı gibi değerlerinin biçimi de değişiyor şüphesiz. İnsan yine insandır yani. Ama yine de şu soru kaçınılmazdır; insana yani kendimize dokunmak daha mı zor? Teşbihte hata olmaz, görüntü orucu da tutmalı insan. Kelimeler hala müthiş bir sığınak. Ve sanırım şiir hala arınma vadediyor. Elimizde bir reçete ve o reçetenin/reçetemizin üstüne şöyle yazmak gerek; “Çağın hastalıklarına karşı şiir okuyayım”. Sözün içimizde yükselişi. Küçük bir şey ama olsun, her şey küçük bir adımla başlamıyor mu zaten