Şaka Yapana Sorulacak Bir Soru; “Sen Şaka mısın?”

Kamera şakaları gerçekten ilginç bir şey ve çok şey söyler bizlere. Şaka eskiden de vardı ama kamera işin içine girince fark ne oluyor ki acaba. Şaka yapılan kişi olayın farkında değil, hiç bir bilgisi yok olan bitenden. Şaka yapan ise bir kurguyu oynuyor. Ne kadar gerçek gibi görünürse o kadar iyi olur şaka. Bu yanıyla bir oyun ve eğlence. Ancak ne olursa olsun, şaka bir yanıyla dengesiz bir ilişki. Şaka yapılan kişinin duygu ve düşüncelerinin yok sayıldığı ve hatta manipüle edildiği bir durum. Özel alanın manipüle edilmesi ve oyun arasında ince çizgi aşılırsa dengesizliğin ilk sonucu; eşek şakası. Şaka hayatımızda var. Kamera şakası ise yine hayatımızda. Debord’un Gösteri Toplumu çoğu şeyi açıklıyor gibi. İşin temaşa boyutu var şüphesiz. Zira televizyonlarda izlerdim. Dönem dönem müstakil programlar izlerdim. Şimdi ise yeni bir olgu var; YouTube’u kullanıp şaka yapanlar. Şakacı youtuberlar yani. Bir tanesi ilgimi çekti. The Post isimli bir kanal. Epey bir takipçisi var. Şakalar aslında güzel. Şakayı yapan Emirhan adında kişi ise kibar ve ölçülü. Can sıkıntısından mıdır nedir izlerken bir şaka beni ziyadesiyle etkiledi. Kısaca şöyle gelişti şaka:

Şakacı bir kafede yalnız başına oturan kızın yanına geliyor. Bu esnada telefonla konuşuyorken kız da bir şeyler yiyor. Delikanlı telefonda adres anlatıyor birine. Kıza, telefondaki kişiye metroya nasıl gideceğini tarif etmesini rica ediyor kızdan. Kız tereddüt ediyor, bu esnada telefondaki kişinin delikanlının babası olduğunu öğreniyoruz. Hala babasına adres tarih için uğraşırken telefonu kıza uzatıyor. Kız bu sefer telefonu alıyor ve konuşmaya başlıyor ama telefondan ses gelmeyince, kapandı diye delikanlıya geri veriyor telefonu. Tekrar arıyor delikanlı ve yine veriyor kıza. Ses yine gelmeyince kız yine kapandı diye telefonu veriyor. Tabi kız şaşkın. Telefonu geri alan delikanlı, işte tam o an güzel oynar ve kıza, “Babam gelmeyecek, yok babam” der ve ” babam terketti, gelmedi, ben hep buraya gelirim” deyince kız üzülür ve üzüntü yoğunlaşır. Delikanlı öyle hisli oynar ki kalkışı bile hüzün vericidir. Kız mahvolmuştur artık. Gözleri nemlenir. Karşısında, kendisini terketmiş bir babayı aramak için sık sık aynı yere giden, bunu yaparken durumununda farkında olan üzgün bir delikanlı vardır. Kız gerçekten üzülmüştür.

Delikanlı sonra geri gelir ve kıza şaka yaptığını söyler. Kız şaşkındır. Şaka kelimesini duyar duymaz ilk söylediği söz; “Yani, babanız var değil mi”dir. Şaşkınlık, üzüntü ve sevinç içiçedir.

Açıkçası şakacı da kızın çok üzülmesine üzülmüştür. Yani şaka az da olsa eşek şakası halini almıştır.

Açıkçası ben çok etkilendim. Kızın vicdanı ve göz yaşları etkiledi beni. Bir diğer husus ise, bütün bunların yalan olması. Yani şakacı bir nevi birinin en mahrem halini tarumar ediyor. Manipüle ediyor. Hayat şaka gibidir derken acaba hep biz bu yalana mı gönderme yapıyoruz diye son cümlemi söyleyeyim.