Körlük Üzerine Notlar

“Ne zaman uyansam kör oluyorum”


“Körlük Üzerine Notlar” adlı filmi, “Cultural Geographies”in son sayısında Keating’in (2019) makalesinde gördüğüm zaman epey heyecanlandım. Yazı çok iyiydi ama aklım elbette filmde kaldığı için sonrasında filmi hemen izledim ve iyi ki öyle yapmışım. Kısaca filmin hikayesini anlatacak olursam:

İngiltere’de bir üniversitede ilahiyatçı olan John Hull, 1983 yılında kör olur ve daha sonra körlük ile ilgili kaset çalara ses kaydı alır. Günlük tutar. Daha sonra ise, bu ses kaydını esas alan bir film çıkar ortaya (2016 yılı). Bu arada hemen ilave etmeliyim ki, Hulls’un “Kayaya Dokunmak (Touching the Rock) adlı bir kitabı da var. Sanırım en kısa sürede okurum bu kitabı.

Film etkileyeci ama beni en çok etkileyen Hull’un yağmur yağışı üzerine düşünceleri oldu: (Videosu)

Bu öğlen evin ön kapısına çıktığımda yağmur yağıyordu. Orada birkaç dakika durunca güzelliğin içinde kayboluverdim. Yağmur etrafınızdaki şeyleri açığa çıkarıyor. Etrafı sarmalayan…farklı ve özel seslerden oluşan…bir örtü oluşuyor sanki. İçeride de yağan yağmura eş değer bir şeyler olsa keşke. O zaman tüm oda bir şekle girip boyut kazanır. Her şeyden mahrum kalıp tek başınıza olacağınıza bir şeyle derinden meşgul oluyorsunuz. Karşınızda bir dünya var. Bir dünyaya bağlısınız. Ayaklarınızın altında bir dünya var. Böyle bir deneyim başkalarına neden güzel gelsin ki? Bir şeyleri idrak etmek güzeldir. Bilmek güzeldir.