Ankara’da Güzel Bir Yer: Liman Kitap Kafe

Üzerine çalıştığım kitap için Ankara’dayım. Dün yapacağım mülakat için gelmiştim buraya. Bugün de burdayım. Görüşme yapacağım kişilerin ikisi de buluşma mekanı olarak Çukurambar’da bir kafeyi söyledi. Bir sene önce açılmış bu kafe. Giriş teras sağı restoran gibi ve giriş sol taraf sigara içenler için açık alan. İçeride ise girişte genelde ders çalışanlar, bir şey okuyanlar için güzel masalar ve sandalyeler; koltuklar ve sehpalar. İki katlı kitap reyonlarını gezmek ayrıca güzel.

Görüşme başlamadan önce geldik ki bir şeyler yiyelim diye. Garson ile göz göze gelip onu sipariş için yine bakışla çağırdık. Garson bize masadaki tuzluk ve peçete üstündeki yazıyı göstererek çağırmak için farklı sistem olduğunu anlattı. İki farklı renkte karton, biri görünür olunca “beni rahatsız etmeyin”, diğer renk göründüğünde “sipariş için gelin” demekmiş. Şaşırdık tabi haliyle. Garsonun “burda sistem farklı, önce raconu öğren” der gibi bakışı altında siparişimizi verdik. Çorba geldi ama su gelmedi. Hemen bu sipariş verme oyununu oynamak istedik ve turuncu renkli kartonu görünür yaptık. Gelen giden yok. Dedik bu sistem fos. El işareti ile garsonu çağırdıktan sonra, “az önce bizi fırçaladın sistemi bilmiyoruz diye ama gelen giden yok” dedim demesine ama garson “mavi renk olması lazım” dedi. Garson ayrılınca Sait ile bastık kahkahayı. Sonra kartonda yazan metne baktık, metin anlaşılır değildi, o kanaate vardık. Ya da ne bileyim bu uygulama garip geldi bizi.

Saat 13.00’da kararlaştırdığımız gibi mülakat başladı, güzel bir görüşmeden sonra bir de kitapçıyı gezelim deyip başladık kitaplara bakınmaya.